Bir Biyografik Anlatıyı Yeniden İnşa Etmek
İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı Biyografi Enstitüsü ile Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesindeki ORDAM iş birliğinde düzenlenen “Nasıl Yazdım?” biyografi seminerlerinin 25’inci programı, 15 Ocak 2026 tarihinde üniversitenin Gülhane Yerleşkesinde gerçekleştirildi.
Programın moderatörlüğünü Zeynep Bilgin Geçer üstlenirken, konuşmacı Dr. Polat Safi “Bir Biyografik Anlatıyı Yeniden İnşa Etmek” başlıklı sunumunda, son yıllarda yeniden tartışmaların odağına yerleşen Kuşçubaşı Eşref üzerine yürüttüğü çalışmasını paylaştı. Safi, yakın dönemde yayımlanan Eşref Kuşçubaşı’nın Alternatif Biyografisi adlı eserinden hareketle, Kuşçubaşı’nın psikobiyografik özelliklerine odaklanarak biyografi meraklılarına bu alandaki metot ve yaklaşımlarını anlattı.
Safi, Eşref’in kendi kamusal kimliğini bilinçli biçimde inşa ettiğini ve bu sürecin sonraki dönemlerde “başka bir Eşref” portresinin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını ifade etti. Safi, yazının dönüştürücü gücünün farkında olan Eşref Kuşçubaşı’nın geride oldukça hacimli bir metin külliyatı bırakarak bunlardan bazılarını özellikle yayımlatmaya çalıştığını, böylece kamusal bir benlik inşası hedeflediğini belirtti. Ancak konuşmacıya göre, Eşref’in anlattıkları ile fiilî icraatları arasında dikkat çekici bir mesafe bulunuyor; bu durum, metinlerde bilinçli yönlendirme ve tahrifat ihtimalini gündeme getiriyor.
Polat Safi, Kuşçubaşı’nın kimi anlatılarında kendisini olduğundan daha ayrıcalıklı ve etkili bir figür olarak konumlandırma eğilimi gösterdiğine vurgu yaparak, bu çerçevede narsistik kişilik bozukluğu özellikleri sergilediği yönünde bir değerlendirmede bulundu. Bu yaklaşımın klinik bir teşhis iddiası taşımadığını belirten Safi, analizini oluştururken disiplinler arası bir yöntem izlediğini ve psikoloji literatüründen yararlandığını ifade etti.
Konuşmasında biyografi yazım sürecinde karşılaştığı güçlükleri de paylaşan Safi, özellikle kaynak meselesinin önemli bir sorun teşkil ettiğini dile getirdi. Bunun yanı sıra Kuşçubaşı’nın uzun bir ömür sürmesinin, kaleme aldığı metinlerde dönemsel farklılıkların belirginleşmesine yol açtığını; dolayısıyla anlatıların tarihsel bağlam içinde dikkatle ayrıştırılması gerektiğini söyledi. Biyografik kurgunun bu farkındalıkla inşa edilmesinin zorunlu olduğunu belirten Safi, her dönemi kendi şartları içinde değerlendirmeye özen gösterdiğini kaydetti.
Program, dinleyiciler arasında yer alan İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hacer Topaktaş Üstüner’in Dr. Polat Safi’ye Biyografi Enstitüsü adına hediye takdim etmesiyle sona erdi.
